E-Bülten

Hava Durumu

Müzik Yayını

49912 Ziyaretçi

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MEGA PROJELER

SUNUŞ

İnsanların bir mahalde ve birlikte yaşamaları, bir disiplin içinde olmalarını gerektirir. Disiplin, insanın yaratılış gayesine ve doğasına uygun olmalıdır. Bu disiplin birlikte oluşturulmalı, değişim olanağına sahip olmalıdır. Ortak iradenin tezahürü olarak da isimlendirilecek olan bu disiplinin yerelde uygulanma biçimini “Yerel Yönetim” olarak tanımlayabiliriz.
Çağımızda birçok ülkede yerel yönetim ağırlıklı yönetim modeli uygulanmaktadır.  Tarih boyunca da etkili ve faydalı bir model olduğu müşahede edilmiştir. Çünkü her sorunun bir kaynağı vardır. Önemli olan sorunun oluşumunu hizmetlerle önlemektir. Ancak her şeye rağmen sorun oluşmuş ise onu kaynağında, hızlı bir şekilde çözümlemek doğru olandır. Sorunların başkentlere taşınması ve sorunun kaynağına yabancı kimselerle çözüm aranması doğru değildir. Adil, ekonomik, hızlı ve makul olan ve elbette doğru olan sorunu kaynağında çözümlemektir.
Milli Görüş’ün ülke yönetim modelinde yerel yönetimler çok büyük önem arz eder. Güçlü yerel yönetimler ile sorunların %75’ni çözümlemeyi hedefler. Her hizmetin insanın doğasına, inancına, kültürüne, ihtiyaçlarına ve beklentilerine uygun olması gereğini ilke edinir.
Milli Görüşçü inançlı kadrolar, bugüne kadar görev yaptıkları her yerde destanlar yazdılar. Yerel Yönetimlerde ana sloganımız “inanıyoruz, yapıyoruz”dur. Çünkü bizim temelimiz inançtır. Bu inanç her türlü engellemeleri ortadan kaldırır. Bu inançla Belediye Başkanlarımız birçok hizmet alanında başkalarının hayallerinin dahi yetişemeyeceği devrimler gerçekleştirdiler.
Biz de Saadet Partisi İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Cenabı Hakkın lütfuyla, halkımızın desteğiyle seçildiğimiz takdirde İzmir’in çehresini değiştirecek, İzmir’e vizyon kazandıracak, İzmir’i yaşanabilir bir kent haline getirecek projelere imza atacağız. İzmir’i önümüzdeki beş yıl içinde örnek şehir haline getireceğimize inanıyorum.


VİZYON

İzmir binlerce yıldır deniz kenti olarak limanıyla, ticaretiyle var olmuştur. Ancak İzmir 20. yüzyılda başta her şeyini borçlu olduğu denizi olmak üzere, tarihini ve doğasını tahrip etmiştir. Körfez  yıllarca tüm Ege Bölgesinin sanayi atıklarını biriktirmiş ve sonunda patlama noktasına gelmiştir.Bugün İzmir bir yandan  bu tahribatın olumsuzluklarını yaşarken bir yandan da gelişen çevre ve tarih bilinciyle süreci tersine çevirmeye çalışmaktadır. Çevre illerle yapılan çalışmalarla planlı gelişme sağlanmaya çalışırken İzmir mavisini ve yeşilini yeniden kazanmaya çalışmaktadır.
İzmir bir tarih kentidir.
İzmir bir kültür kentidir.
İzmir bir eğitim kentidir.
Uygarlık tarihi kadar eski tarihi; Asya’dan, Anadolu’dan, Akdeniz’den binlerce yıldır harmanladığı kültür birikimi; yetişmiş insan gücüyle ülkemizin aydınlık yüzüdür İzmir. İzmir’in bugün kimliğini bu sacayağı gibi olan özellikleri oluşturmaktadır. İzmir, geleceğini kurgularken; geçmişinden aldığı bu güçle, tüm bu özelliklerini sentezleyip, ideallerini yüksek tutmalıdır. Devingen yapısıyla, İzmir’e ve İzmirliye dinamizm katacak olan, bilim ve teknoloji, 21. yüzyıl İzmir’inin vizyonu olmalıdır.

KENT KİMLİĞİ VE KENT YÖNETİM MODELİ
  • Hizmetlerimizde gaye edinilmesi gereken temel nokta, toplumun bütün kesimlerinin istifade edeceği ekonomik, yaygın, kaliteli ve rahat hizmeti sunmak olacaktır.
  • İlçe ve belde belediyeleriyle yakın işbirliği ve yardımlaşma sağlanacak, parti farkı gözetmeden İzmir Vilayeti bir bütün olarak değerlendirilecektir.
  • Ticaret ve Sanayi Odası ile işbirliği yapılacak; karşılaşılan sorunlara çözüm bulmada ortak gayret sarf edilecektir.
  • Kentte var olan Meslek Odalarının yanı sıra toplumun örgütlü tüm kesimlerinin bu sürecin parçası olması için katılımı sağlayacak düzenlemeler yapılacaktır.
  • Kentin sanayisiyle, tarihiyle, turizmiyle, kültürüyle, ticareti ile bütünsel olarak, toplumsal, ekonomik, fiziksel gereksinimine yönelik katılımcı planlama ve uygulama anlayışı esas alınacaktır.
  • İzmir’de “Katılımcı Yerel Demokratikleşme Modeli” uygulanacak ve geliştirilecektir.
  • Halk Günü, Beyaz Masa ve Halk Meclisleri uygulamaları ile beraber yeni bir yönetim anlayışı hayata geçirilecektir.
  • Beyaz masa uygulamasına ek olarak halkın ayağına gidip derdini dinleyecek “Beyaz Araç” uygulaması yapılacaktır.
  • Halkın beğenisi kazanmış ve halkın menfaatine uygun bütün projeler devam ettirilecektir.
  • Her projemiz ve her hizmetimizde adil davranılacak, israftan kaçınılacak, kazanılmış haklara riayet edilecek, hizmette gereklilik esas olacak, kültürümüze, değerlerimize uygun olacaktır.
  • Yatırıma bütçeden daha fazla pay ayrılacaktır.
GÖREV ANLAYIŞI
  • Belediye binalarımızın girişlerine “RÜŞVET ALAN DA VEREN DE MELUNDUR” levhaları ilk günden asılacaktır.
  • “Geciken Hizmet, Hizmet değildir” anlayışı ile hizmet edilecek, hizmetler süratle yapılacaktır.
  • Belediyeye yapılan müracaatlar en geç on gün içinde cevaplandırılacaktır.
  • Her ay belediyenin gelir-giderleri, borç ve alacakları ilan edilecektir.
  • Milletvekillerimiz, Valimiz ve bütün kamu kurumlarıyla belediye olarak yardımlaşma ve dayanışma içinde olacağız.  “Devlet bir bütündür” ilkesine harfiyen uyacağız. 
  • Belediye hizmetlerinde bürokrasi en aza indirilecektir. Belediye Başkanı, meclis üyeleri ve belediye personelinin esas görevi İzmirli hemşerilerimize hizmet etmek ve karşılaşılan ortak sorunlara çözüm üretmektir.
  • Belediyenin bütün hizmetleri halka, yazılı ve görsel medyaya açık olacaktır.
  • Üniversiteler ile koordineli makro planlar ve projeler yürütülecektir.
  • Mesai mefhumu gözetmeden ve ehil kadrolarla çalışılacaktır.
  • İmar planları internette yayınlanarak, halka açık şeffaf bir şekilde yapılacaktır.
  • Şehrin tarihi ve tabii dokusu değiştirilmeyecektir.
  • Planlı ve programlı çalışılacak, hizmetler daha hızlı ve verimli gerçekleştirilecek, bütün altyapı çalışmaları tam bir koordinasyon içerisinde yapılacaktır.
  • Altyapı ve üstyapıda sürekli değişmesi gereken düşük evsaflı malzeme yerine, dayanıklı, uzun ömürlü malzeme kullanılacaktır.
  • Şehrimizde istihdam artırıcı yatırımların yapılmasında belediyemiz, imkânları ölçüsünde yardımcı olacaktır.
  • Turizm ve fuarcılık teşvik edilecek, İzmir kongreler ve kültür merkezi haline getirilecek, şehrimizin tarihi dokusu ve zenginlikleri ön plana çıkarılacaktır.
  • Belediyemiz eğitim ve kültür faaliyetlerinde bulunan kamu ve özel kurumları destekleyecek ve teşvik edecektir.
  • Kültür müdürlükleri bünyesinde oluşturulacak “Kültür Meclisleri” ile yerel kültürler korunacak ve geliştirilecektir.
  • Mevcut çalışanların hak ve hukuku korunacak. Kriz bahane edilerek işçi azaltılmasına gidilmeyecektir.
İMAR

Master imar planı katılımcı bir anlayışla yeniden revize edilecek, gecekondu bölgelerinin imar ıslah çalışmaları yapılacaktır. Yeni iş merkezleri ve yerleşim merkezleri oluşturulacak, böylece kentsel dönüşüm projelerine hız verilmiş olacaktır. Kadifekale, Yeşildere, Karabağlar, Bayraklı, Turan bölgelerinde imar ıslah çalışmaları yapılarak, bu gecekondu bölgelerinin modern ve çağdaş bir görünüme kavuşmaları sağlanacaktır. Bu suretle yeni yerleşim alanları, iş merkezleri, meydanlar, kamu hizmet alanları vs. oluşturulacaktır.
Kentsel Yapılaşma
Yasal ve düzenli yapılaşmayı sağlayacağız. İmar planına ve inşaat kalitesine uygun yapılmış ancak çeşitli sebeplerle ruhsatlandırılamamış binaların ruhsatlarının verilmesini kolaylaştıracağız. Kat mülkiyetine geçiş maliyetini düşüreceğiz. Ayrıca, Kentsel Dönüşüm Projesini en kapsamlı şekilde uygulayacağız. Binaların sağlamlaştırılması için destek projesi yürüteceğiz.
Çirkin Yapılaşma
Farklı yüksekliklerde, farklı estetik ve mimari özelliklerde yapıların oluşturduğu, malzeme,  renk seçimi, cephe anlayışı açısından tamamen farklı, yapılan müdahalelerle cephelerin bozulduğu, üzerlerinde her türlü standarttan yoksun tabela, klima cihazı enerji ve iletişim hatlarını barındıran, çevreye duyarsız ve yeşilsiz yapılar. Yayaların olmayan kırık dökük kaldırımları, yamalı bohçaya dönmüş yolları, yerleri belli olmayan çöp bidonları ile çiçeksiz ve kimliksiz adları bile olmayan, numaralarını bilmediğimiz sokaklar. Tüm bu yapılar ve sokakların oluşturduğu çirkin bir yapılaşmış çevre ve aynı tarz gelişmeyi destekleyen yeni yapılaşma alanları.
Çiçek Kokulu Güzel Kent
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ: Yapılaşmış alanlarda dilbirliğinin sağlanması için renk kullanımına sınır getirilecek. Tabelalar standart hale getirilecek. Yeni imara açılan alanlarda ada bazında yapılaşmaya gidilecek ve otopark ihtiyacının kendi içinde çözülmesi sağlanacak. Hem mevcut sokakların, hem de yeni imara açılacak alanların yaya ve araç trafiği kesişmeyecek şekilde düzenlenecektir. Enerji ve iletişim hatları yeraltına alınacaktır.
Balkonların depo şeklinde kullanılıp görsel kirlilik yaratması önlenecek, balkon kapatma, demir doğrama, panjur gibi uygulamalarda mimarın ve belediyenin onayı aranacaktır.
Bahçelerin ve yeşil alanların bakımlı olması zorunlu olacaktır. Ağaçlandırma bulvarlarla sınırlı kalmamalı, sokaklarda kuruyan yok edilen ağaçların yerlerine yenileri  dikilmelidir. Bakımlı binalar, bahçeler, balkonlar ve sokaklar ödüllendirilmelidir.
Kent estetiğinin önemli olduğu bilinci yaygınlaştırılmalı ve bu konuda halkın kendini denetlemesi sağlanmalıdır.

TARİHİ/DOĞAL-KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI
  • İzmir kentinin sahip olduğu doğal, kültürel ve mimarlık mirası değerlerin korunarak yaşatılması, yeniden kente kazandırılması öncelikli programlarımızdan olacaktır. Tarihi dokuyu onarım hizmetlerine özel önem verilerek en ihtimamlı ve profesyonel şekilde gerçekleştirilecektir. Kadifekale kültür ve turizm merkezi haline getirilecektir. Ayrıca kentimizin sahip olduğu ve dünya ölçeğinde önemli sulak alanlardan olan Gediz Deltası Kuş Cenneti doğal ortamlarının titizlikle korunması, Bayraklı Atatürk Ormanı, İnciraltı, Bornova Çiçekliköy gibi doğal sit alanlarının korunması sağlanacaktır. Mimarlık mirası yapıların restorasyonu, bakım onarımları yapılarak sosyal, kültürel mekânlar olarak kent yaşamına kazandırılacaktır. Şehir tarihsel, kültürel geçmişi ve değerleriyle barışık olarak yönetilecektir.
  • İzmir kenti, tarihsel kimliği ile bir liman kenti olmanın yanında denizci bir kent olma özelliğini de taşımaktadır. Ancak bugün İzmir’de denizle bütünleşmek sadece sahilde yürüyüş yapmaya indirgenmiştir. Hedefimiz yatları, mega yatları, marinaları, su sporları merkezleri ve deniz müzeleri gibi sosyal tesisleriyle denizle bütünleşen kent ve kentle de bütünleşen deniz formu kurmaktır.
YEŞİL ALANLAR
  • İzmir, 2,8 m² yeşil alan miktarı ile dünya standartlarının oldukça gerisinde kalmıştır. Ayrıca, nitelik olarak yeşil alanlarımıza baktığımızda, bu alanların bütünsellikten uzak oldukları görülmektedir. Mevcut yeşil alanlar revize edilecek ve yeni yeşil alanların oluşturulması çalışmaları yapılacaktır. “Şehir içinde yeşil değil, yeşil içinde şehir” anlayışı ile şehirlerimiz yeniden inşa edilecektir.
  • Mevcut sokak arası parklar, yaya yollarıyla bağlanarak kesintisiz uzun mesafelerde yeşil zincirleri oluşturulacaktır. Özellikle okulları ve sosyal tesisleri içine alarak, engellilerin erişimine de izin verecek şekilde, bisiklet, paten kullanımına uygun olarak düzenlenecektir.
KÖRFEZE GEÇMİŞİNİ HATIRLATMAK
  • Asfalt yollar ve beton binaların oluşturduğu setlerle denizle ilişkisi kesilmiş; eğimli alanlarda dahi geçmişin, birbirinin havasını, güneşini, manzarasını kesmeyen yapılaşmaları, kötü imar uygulamalarına ya da ranta kurban edilmiş ve denizle ilişkisi görsel düzeyde dahi kurulamayan bir kente dönüşmüştür.
  • Geçmişte deniz banyoları, sandal sefaları, balıkçılık, yelken yarışları, iskeleleri, deniz ulaşımı İzmir’de yaşamın bir önemli bir parçası iken bugün körfez bir avuç balıkçı, minimum düzeyde deniz ulaşımı ve liman faaliyeti ile varlığını sürdürmektedir. Temiz denize ulaşmak için ise ortalama 40 kilometre yol almak gerekmektedir.
  • ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ:
  • Urla’dan Kuşcenneti’ne kadar olan kıyı boyunca asfalt engelinin kaldırılmasına yönelik kentsel tasarım çalışmasının yapılması, kimi bölgede yolun alta alınacak, kimi bölgede yolun üstünün doğal bir görüntüde kapanacak, mimari ve peyzaj elemanlarıyla desteklenerek kıyı boyunca geniş rekreatif alanlar oluşturulacaktır.
  • Yük limanının körfez dışına çıkarılarak ve yolcu limanı hizmetinin devam edip geliştirilmesi yeni yapılacak yat limanları, balıkçı barınakları, feribot iskeleleri, vapur ve deniz otobüsü seferleri ile deniz kullanımının artırılması sağlanacaktır.
  • Kentin her noktasından kıyıya dik yaya güzergâhları oluşturularak deniz havasının ve manzarasının güzergâh boyu yaşatılması ve yayaların denize kesintisiz ulaşımı sağlanacaktır.
  • Denize ulaşan derelerin ıslahı, derelerde doluluğun yıl boyu deniz suyuyla sağlanması ve dereler de birer aktivite merkezi olarak canlandırılacaktır.
ÇEVRE – TURİZM
  • Dağ turizmi, deniz turizmi, kültür turizmi, sağlık turizmi teşvik edilecek; tarihi ve kültürel dokular asıllarına uygun olarak restore edilecek ve halkın hizmetine sunulacaktır. Jeotermal enerjiden sağlık turizmi olarak azami ölçüde faydalanılacaktır. Ayrıca jeotermal enerjiden tarım alanında istifade etme imkânı olan yerlerde seracılık teşvik edilerek iş ve istihdam imkânı sağlanacaktır. Şehir merkezine yeni yeşil alanlar kazandırılacak, mümkün olan her yere ağaç dikilecektir. Kadifekale, Yeşildere, Bayraklı, Çiğli, Buca bölgelerinde ve imkân olan her yerde piknik alanları, sosyal tesisler yapılacaktır.
ULAŞIM POLİTİKASI
  • Kent içi ulaşım planlamasında raylı sistemleri öne çıkaran ulaşım politikaları izlenecektir. Raylı sistemler deniz ulaşımı ve otobüs ulaşımı sistemleri ile entegre edildiği bir plan içerisinde programlanacaktır. İnşaatları başlanmış olan Üçyol-Üçkuyular hattı, Ege Üniversitesi-Bornova hattı ve Aliağa-Menderes Hızlı Banliyö hattı süratle tamamlanacaktır. Raylı sistem ana istasyonları otoparklarla desteklenecektir.
  • Kent içindeki yaygın demiryolu ağı ve körfez, bugüne kadar kent içi ulaşımda yeterince kullanılmamıştır. Deniz-kara ve raylı sistem birlikte ve birbirine entegre bir model oluşturacak biçimde ele alınacaktır. 
  • Toplu ulaşım sistemlerinin, konforu, sefer sayıları ve zamanında hizmet güvenilirliği gibi unsurları geliştirilecektir.
  • Eski otobüsleri sistem dışı bırakacak otobüs yenileme çalışmalarına devam edilecek, otobüslerdeki ortalama yaşın 10’un altına düşmesi sağlanacaktır. Körüklü otobüs güzergâhlarının belirlenmesinde yol ve trafik akışını göz önüne alarak düzenlenme yapılacaktır.
  • Cepsiz duraklar cep yapılabilecek ortamlara çekilerek durağa giren otobüsün trafiği aksatmaması sağlanacaktır.
  • Dünyadaki tüm gelişmiş ülkeler, demiryolu ve deniz yolu ulaşımını geliştirip karayolu ulaşımının taşımacılıktaki payını düşürmeye çalışmaktadır. Deniz ulaşımı etkin ve verimli olarak kullanılacak, bisiklet yolları, tramvay hatları gibi kent merkezindeki ulaşımı rahatlatacak çözümler desteklenecektir.
  • Selçuk’tan Aliağa’ya kadar olan alanda deniz ulaşımı neredeyse yoktur. Yaz mevsiminde daha sık olmak şartıyla Urla, Mordoğan, Foça ve diğer sahili olan ilçelere vapur seferleri konulacaktır. Ayrıca şehir merkezinde diğer semtlere yeni iskeleler açılarak yeni deniz ulaşımı bağlantıları yapılacaktır.
  • Yeni ve hızlı deniz yolu nakil araçları hizmete sokulacaktır.
  • Kentin trafiği alt üst eden, var olan trafik sorununu daha da yoğunlaştıran yol daraltma çalışmalarına son verilecek, yollar genişletilecektir.
  • İlköğrenimden yükseköğrenim sonuna kadar öğrencilerimiz öğrenim süresince belediye ulaşım araçlarından sembolik bir bedelle faydalanacaklardır.
  • Ulaşım fiyatları tam tarifede 1,35 TL’den 75 Kuruşa indirilecektir.
  • 65 yaş ve üstü tüm vatandaşlarımız belediye ulaşım araçlarından sembolik bir bedelle faydalanacaklardır.
  • Milli ve Dini bayramlarda ulaşım tüm halka ücretsiz olacaktır.
  • Modern ulaşım teknikleri ile toplu ulaşım ve trafik problemleri çözümlenecektir. Kentin güvenli, hızlı, sorunsuz ulaşımı için bugünkü trafik yoğunluğundan da öte 50 yıl sonrası göz önünde bulundurularak ihtiyaç duyulan her noktaya yoncalar, alt ve üst geçitler, bat-çık’lar yapılacaktır.
  • İzmir Kentinin Çiğnenmesi
  • Bodrum’dan Marmaris’ten gelen bir aracın İstanbul’a gitmek için ya da tankerlerin Petkim’den benzin almak için İzmir’i çiğnemesi sorundur. Çevreyolları, tamamlandıkları andan itibaren çevreyolu olarak değil, İzmir kentiçi ulaşımına hizmet eden yollar olarak işlev kazanmıştır. Hem kentiçi trafik hem de transit geçişler aynı yollarla sağlanmaktadır. Çevreyolları şimdiden yetersizdir. Nazım planda yeni çevreyolları önerilmemesi eksikliktir.
  • Karşıyaka’dan Çeşme’ye gidecek bir aracın kent merkezini çiğnemesi sorundur. Kent Merkezi, şehiriçi ya da şehirlerarası transit geçişler için kullanılmamalıdır.
  • Transit Geçişler Engellenecek
  • Çözüm Önerilerimiz: Şehirlerarası transit geçişler yeni çevre yolları ile engellenecektir. Şehiriçi transit geçişler ise deniz ulaşımı, raylı sistem gibi alternatif ulaşım modlarını güçlendirerek ve körfezin iki ucunun bağlantısı sağlanarak engellenecektir.
  • Yarımada ile Kuzey Alt Bölgeyi bağlayan Köprü; İzmir’in çiğnenmesini engelleyecek, ulaşımda ringi tamamlayacak, mevcut karayolu bağlantısının yükünü azaltacak ve aynı zamanda deniz ulaşımı için İzmir Körfezi’ne girişi vurgulayan, körfez kapısı ya da kent kapısı gibi simgesel bir anlam yüklenecektir. Aynı şekilde İstanbul, Ankara ve Aydın yönünden kente girişler simgesel elemanlarla vurgulanacaktır.
  • Manisa – İzmir arasının tünelle bağlanması ve yeni çevre yollarının yapılması çalışmaları başlatılacaktır.
  • Çeşme Stol Havaalanı tamamlanmalı ve yeni yapılacak yük limanı, organize sanayi bölgeleri ve Serbest Bölge ile irtibatlı Kuzey alt Bölge’de yeni bir Havalimanı planlanmalıdır.
OTOPARK

İnsanımız günümüz itibariyle özellikle büyük şehirlerde toplu taşıma araçlarını kullanmamakta, bir kişi dahi olsa özel aracına binip şehrin en işlek caddelerinde dolaşıp trafiği meşgul etmektedir. Ülkemizde bu problemin yaşanmasında en büyük pay yerel yönetimlere aittir, çünkü toplu taşıma araçları insanların beklentilerine cevap verecek bir hizmet verememektedir. Öncelikle toplu ulaşımı özendirici uygulamalara önem verilecektir.
Yüksek kapasiteli yeraltı ve yer üstü otoparklar inşa edilecektir. Bu proje ile
Özellikle büyük alışveriş merkezlerinde ve işlek metro duraklarında yaşanan park problemini ortadan kaldırmayı
Dolaylı yoldan insanımızı toplu taşıma araçlarına yönlendirme ve böylelikle hava kirliliğini en aza indirmeyi
Kazanılan arazinin yeşil alana çevrilmesi ile güzel ve yaşanılabilir bir çevre oluşturmayı
Otoparklarda yaşanan hırsızlık olaylarını ve park halindeki araçların değişik nedenlerle zarar görmesinin önüne geçmeyi
Şehir içi trafiğini rahatlatmayı amaçlıyoruz.
Biz otopark problemini %100 çözeceğiz. Bu konudaki kararlılığımızı ifade etmek adına şunu ifade ediyoruz: Aracını park edecek yer bulamayan aracını getirip başımızın üstüne park etsin.

HAVA KİRLİLİĞİ

Taş Ocaklarının Yarattığı Kirlilik
Taş ocakları yarattıkları, hava kirliliği, gürültü kirliliği ile insan sağlığına zarar vermekle kalmayıp, çevreyi ve doğayı tahrip ederek görüntü kirliliği de yaratmaktadır.

Çözüm Önerilerimiz:
Taş ocakları kent dışına çıkarılacaktır. Bu alanlarda oluşan doğa tahribatını ve çirkinliği yok etmeye yönelik kentsel tasarım çalışmaları yapılacak ve bu alanlar kültürel ve sportif faaliyetleri içeren rekreasyon alanları olarak işlev kazandırılacaktır.

  • Hava kalitesi seviyelerinin izlenebilmesi için yeterli ölçüm sistemine sahip olmayan İzmir’de hem ölçüm istasyonlarının sayısı hem de ölçülen parametreler arttırılacaktır. Hava kalitesi seviyelerinin iyileştirilmesi çalışmaları yapılacaktır.
  • Bu çalışmalar: Jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılması, doğal gaz şebekesinin en ücra sokak ve köşelere kadar götürülmesi gerçekleştirilerek kalitesiz kömür kullanımının ortadan kaldırılması sağlanacaktır.
AFET POLİTİKASI VE YÖNETİMİ
  • Şehrimizde modern afet yönetimi modeli uygulanacak, afet öncesi yapılacak olan “risk azaltma” ve “hazırlıklı olma” çalışmalarına ağırlık verilecektir. Bununla birlikte yaşanan bir afet sonrası vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması, onların yaşam düzenlerinin en kısa sürede normale döndürülmesi, afetin yarattığı ekonomik, sosyal ve psikolojik kayıplarının giderilmesi konularında yapılacak projeler devreye sokulacaktır.
  • Diğer taraftan, yeraltı sismik kayıtlarının düzenli olarak alınmasına yönelik mevcut deprem kayıt istasyonlarının sayısı çok azdır ve artırılmalıdır. Ayrıca, aşırı yağış, topografik eğim, deprem vb. nedenlerle oluşan heyelanlar, kent yerleşim alanları içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. İzmir Metropol Alan’ı içerisinde 1/100.000 ölçekli olarak haritalanmış heyelan alanlarının kırık hatları (faylar) üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Halen, bazı konutların farkında olmadan heyelanlı alanlar üzerine yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle, heyelanlı alanlar daha detaylı çalışmalarla güncellenecektir. Kentimiz ve çevresinde oluşabilecek deprem, heyelan ve taşkın alanlarının yaratacağı olası sorunların çözülebilmesi için, önümüzdeki dönem içerisinde daha fazla irade, proje, kaynak ayırması, ilgili kamu kurumlarının ve özel sektörün harekete geçirmesi sağlanacaktır.  İzmir İlinin sağlıklı bir yapı envanteri çıkarılacaktır. Bu çalışma sonucunda, deprem riski açısından yıkılması ve güçlendirilmesi gereken yapılar tespit edilerek gerekli önlemler alınacaktır. Resmi binaların, hastanelerin, okulların ve öğrenci yurtlarının deprem riski açısından değerlendirmesi yapılacaktır. Acil kullanım gereksinimi olan ve güçlendirilmesi gereken yapılar öncelikle ele alınarak, güçlendirilmeleri için gerekli çalışmalar uygulanacaktır. Yapılacak tüm imar planlarında jeolojik ve jeofizik raporlar dikkate alınacak, sakıncalı yerlerde planlamaya kesinlikle izin verilmeyecektir.
ALTYAPININ TAMAMININ TÜNELLERE ALINMASI
  • Sağlıklı bir kent oluşturabilmek, israftan kaçabilmek, zaman, işçilik, ticaret vs. kayıplarını önleyebilmek için şehirde yeni açılacak ana arter hüviyetindeki geniş cedde ve sokakların da altyapıları büyük yer altı menfezleri içine alınacaktır. Bu menfezlerde temiz su, atık su, telekomünikasyon, elektrik, doğalgaz ve jeotermal hatları geçirilecektir. Menfezlerde teknik ekip araçları rahatlıkla gezebilecek ve oluşabilecek sıkıntılara karşı da tam otomasyon ve gözlem üniteleri merkeze bağlanacaktır.
ENERJİ
  • Alternatif enerji kaynaklarından olan jeotermal enerji, tükenebilen enerji kaynakları ile yarışacak düzeyde potansiyele sahip olmamakla birlikte yenilenebilir, uygun teknolojilerin kullanılması halinde kirletici etkisi olmayan, sürdürülebilen, yerli ve çevre dostu özellikleri ile öne çıkan bir enerji türüdür.İzmir, jeotermal enerji kaynaklarının sayısı ve niteliği bakımından Türkiye’nin en zengin illerinden biridir. Termal enerjiden tüm İzmir’in istifadesi için gerekli çalışma ve uygulamalar yapılacaktır. Üniversitelerle jeotermal enerji projeleri konusunda işbirliğine gidilecektir. İzmir il sınırları içinde yer alan tüm jeotermal kaynakların potansiyellerinin ortaya konulmasına yönelik bir çalışma yapılacak, İzmir’in tüm jeotermal potansiyelinin ortaya çıkartılması ve kullanıma hazır hale getirilmesi sağlanacaktır.
  • Jeotermal Kaynaklar ile 
  • Elektrik enerjisi üretimi
  • Merkezi ısıtma, soğutma (Air-Conditioning), sera ısıtması
  • Endüstriyel amaçlı kullanın, proses ısısı temini, kurutma vb.
  • Kimyasal madde ve mineral üretimi, karbondioksit, gübre, lityum, ağır su, hidrojen vb.
  • Kaplıca amaçlı kullanım (Termal turizm)
  • Düşük sıcaklıklarda (30°C) kültür balıkçılığı
  • Mineralli su olarak su olarak içilerek kullanımı vb. gerçekleştirilecektir. 
  • Hedeflerin sadece jeotermal enerji ile sınırlı kalmayıp çeşitlendirilmesi yapılacak, yenilenebilir enerji kaynakları (rüzgâr, güneş, jeotermal, doğalgaz vs.) bakımından zengin imkânlarımızdan faydalanma yollarına gidilecektir.
İZMİR İÇMESUYU DURUMU

NÜFUS ( kişi )

 

SU İHTİYAÇLARI ( hm3/yıl )

2007

2013

2040

 

2007

2013

2040

2.606.290

3.030.000

4.893.000

 

324,60

391,28

792,36

Türkiye su zengini bir ülke değildir. Uzmanlar ülkemizin 107 milyar m³ su arzına sahip olduğunu vurgulasalar da, mevcut su kaynakları zaman ve mekâna göre düzensiz dağılmıştır. Öte yandan ortalama 1300 m³ kişi başına düşen su miktarı ile ülkemiz uluslararası ölçütlere göre su sıkıntısı çeken ülkeler içinde değerlendirilebilmektedir. Türkiye, sosyo-ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda su kaynaklarını geliştirme projelerine öncelik vermelidir.
İzmir Büyükşehir yerleşim alanının içme-kullanma ve endüstriyel su ihtiyaçlarını karşılayacak projeleri belirlemek için, 1971 yılında DSİ tarafından “İzmir İçme suyu Projesi Master Plan Çalışması” yapılarak bir rapor hazırlanmıştır. Bu çalışma kapsamında Menemen Yeraltı suyu, Balçova barajı, Manisa ilinde bulunan Göksu ve Sarıkız kaynaklarından ve Tahtalı barajından toplam 280 hm3/yıl su kullanıma sunulmuştur. Bu proje öncesinde DSİ’ce gerçekleştiren Halkapınar Kaynakları geliştirilmesi ve bazı yeraltı suyu kuyularından elde edilen 72 hm3/yıl su ile birlikte İzmir kentine 352 hm3/yıl su sağlanmıştır.
İzmir ilinin 2012 yılına kadar içme suyu ihtiyacı mevcut yeraltı ve yerüstü kaynakları ile karşılanacaktır. İzmir şehir merkezine %60 oranında yeraltı suyu kuyularından, %40 oranında iki adet barajdan su temin edilmektedir. Bu barajların toplam depolama kapasitesi 302,20 milyon metre küp ve içme suyuna yıllık verilebilir su miktarı 140,50 milyon metreküptür.
Ayrıca İzmir yılda 211,5 milyon m³ yeraltı suyu ve kaynaklardan içme kullanma suyu sağlanmaktadır. İzmir’e verilen günlük su miktarı yaklaşık olarak 500.000 m³/gün’dür.
Halen uygulama programında İzmir İçmesuyu II. Merhale projesi kapsamında Manisa ilinde, inşaatı tamamlanmış Gördes barajından İzmir’e 59 hm3/yıl içme ve kullanma suyu verilecektir. Proje kapsamında 114 km uzunluğunda boru hattı, 365 000 m3/gün kapasiteli arıtma tesisi ve pompa istasyonu bulunmaktadır. Projenin Gördes barajından sonraki kademesi olan Manisa ilindeki Çağlayan barajından 45 hm3/yıl, Başlamış Barajından 42 hm3/yıl, Düvertepe Barajından 89 hm3/yıl suyun İzmir kentine verilmesi planlanmıştır. Proje tamamlandığında DSİ tarafından İzmir iline 235 hm3/yıl daha su sağlanarak 2028 yılına kadar toplam 587 hm3/yıl su temin edilmiş olacaktır. Bunlardan Çağlayan Barajının planlama raporunun hazırlanması içi DSİ II. Bölge Müdürlüğü tarafından 2009 yılı içerisinde ihale edilecektir.
İzmir İçmesuyu Gördes-Çağlayan Kati Projesi DSİ tarafından 2006 yılında yapılmıştır. Yeni ihale kanununa göre yapım işinin ihale edilmesi için uygulama projelerinin yaptırılması gerekmekte olduğundan İzmir İçmesuyu Gördes-Çağlayan Projesi Uygulama Projeleri işi adıyla İZSU tarafından ihale edilmiştir. İşe proje yapımı DSİ’nin kontrollüğü altında devam etmekte olup, İzmir’de yaşanmakta olan su sıkıntısı üzerine Gördes isale hattının mevcut Sarıkız-Göksu isale hattına bağlanabileceği düşünülmüş, her iki hattın, Gördes barajından itibaren 35nci km’deki Lütfiye, Nuriye mevkilerinde birbirine 3 km kadar yaklaştığı bu mevkide bağlantı yapılabileceği belirlenmiştir. Gördes isale hattının Sarıkız-Göksu hattında kadar olan bölümünün uygulama projesi hızlı tamamlanmış olup ilk 35 km. bu kısmın inşaat ihalesi 19.03.2009 tarihinde yapılacaktır.
Tasdikli kati projesine göre Gördes ve Çağlayan barajlarından temin edilecek su, yeni yapılacak arıtma tesisine isale edilmekte, arıtma tesisinden sonrada Buca’da mevcut su deposuna ulaştırılmaktadır.
Gördes barajından yapılacak Akhisar - Gördes sulaması için barajdan çıkan sulama ana boru hattının projelendirilmesi aşamasında ilgili Daire ile koordineli çalışarak içme suyu isale hattı ile sulama hattının aynı platformda döşenmesi kararlaştırılmıştır.
Sistemde; kati projeye göre Gördes barajı su alma yapısı, Çağlayan barajı ile birleştiği F birleşim noktası yapısı, 4,2 m³/s kapasiteli Çambel Pompa İstasyonu, Yükleme Deposu, 3000 m çapında Kavaklıdere Tüneli, 365 000 m³/gün kapasiteli konvansiyonel tip arıtma tesisi ve Buca Tüneli yer almaktadır. Hat 2000 mm çapında çelik borular, kapasitesi 4,20 m³/s’dir. Hattın uzunluğu yaklaşık 114 kilometredir (yaklaşık 4 km’si tüneldir.)
Bu hatta Çağlayan barajı tamamlandıktan sonra 1,84 m³/s, daha sonra Düvertepe ve başlanmış barajların tamamlanmasından sonra da 4,56 m³/s su takviyesi yapılacaktır.
Günümüzde gelişen teknoloji ve artan insan nüfusunun bir sonucu olarak, maalesef dünyamız her alanda hızla kirlenmekte ve zarar görmektedir. Bu durumdan su kaynakları da olumsuz yönde etkilenmektedir.
Kullanılabilir ve içilebilir su kaynaklarında meydana gelen olumsuz gelişmeler, zaman zaman klasik arıtma yöntemlerinin yetersiz kalmasına neden olmaktadır.
Bu gibi durumlarda yada ileri düzeyde arıtma istenilen özel proses sularında Reverse Osmosis ( Ters Ozmoz ) Üniteleri kullanılmalıdır.
Reverse Osmosis sistemi (ters osmos) en genel tanımıyla, suyun içerisinde bulunan Anyon ve Katyon iyonlarının giderilme işlemidir.
Aynı zamanda bir tür ileri filtrasyon yöntemi olarak da uygulanmakta olan Reverse osmos üniteleri yüksek teknolojinin en son olanaklarının kullanıldığı üst düzey bir su arıtım elemanıdır.
Mevcut havzalar korunacak ve yeni su kaynaklarının planlanması yapılacaktır. Kullanılmış suların arıtılması ve yeniden kullanımı da su yönetiminin ana unsurlarından biri olarak değerlendirilecektir.
Gördes Barajından su sağlanması amacıyla iletim hatlarının ve arıtma tesislerinin yapım çalışmaları bir an önce başlatılacaktır.
Yeraltı ve yer üstü tüm kaynakların içme suyu kalitesi sürekli ve ciddi bir şekilde izlenecektir.
Kentin içme suyundaki kayıp ve kaçaklar tespit edilerek bir an iyileştirme projeleri hayata geçirilecek, şebekedeki kaçaklar en alt seviyelere çekilecektir.
Musluktan su içme lüksünü İzmirlilere yaşatacağız.
Biz su konusunda İzmir için %100 memba suyu temin ederek çeşmelerde içilebilir kaynak sularına muadil su akıtmayı ve satın alma gücü olmayan insanımız için 10m3 ün altındaki kullanımlardan ücret almayacağımızı taahhüt ediyoruz.

IZMIR SU KAYNAKLARI YILLIK VERIMI

2006 yılı toplam su tüketimi
215.228.378 m3/yıl
Kişi başına 115 litre/gün su tüketimine göre kacak miktarı
125 925 000 m3/yıl tahakkuk
104 402 216 m3/yıl kacak
% 48.5 kacak
Su israfı önlenirse, Sarıkız ve Göksu kaynakları tasarruf edilebilir
Arsenik probleminin halledildiği söylenmektedir. Bu durum ancak zaman içinde ve tarafsız laboratuarlarca doğrulanabilir. Sarıkız ve Göksu devreden çıkarılırsa,  problem kendiliğinden hallolacaktır.
Zamanla yeraltı suyu seviyesi yükseleceğinden arsenik problemi kalmaz.
İzmir, ancak suyu tasarruf ederek büyük şehir özelliklerini korur.
1990`nli yıllarda %66 olan kacak son on beş senede ancak % 18 kadar düşürülebilmiştir.
İzmir su şebekesi % 0 kacak hedeflenerek yeniden ele alınmalıdır.
Bu is iki senede gerçekleşebilir.
DSI` nin yeni su kaynakları planladığı bilinmektedir. Proje ve yapımda yavaş olan bu çalışmalar hızla gerçekleştirilebilir. Daha önce planlanan Çamlı havzası su kaynağı olarak ele alınabilir.
İzmir yerleşim alanındaki havzalar selleri önlemek için tekrar planlanmalıdır.
İzmir su hizmetleri, çarpık şehirleşmenin getirdiği problemlerle zorlaşmaktadır.
Başlatılacak olan Ege Bölgesi Planlaması neticelerine göre yeniden, bir ila iki milyonluk bir merkez şehir ve uydu yerleşim yerleri olarak yeniden inşa edilmelidir.

İZMİR ATIKSU DURUMU

Atık Su Arıtma Merkezi: Sanayi tesisleri, fabrikalar, organize sanayi bölgeleri gibi çeşitli üretim prosesleri sonucunda oluşan atık suların arıtılması amacı ile Atık Su Merkezlerinin kurulması gereklidir. Atık su arıtma departmanlarında arıtılan suların tekrar kullanıma uygun hale getirilmesi çalışmaları, bu kapsamda geri dönüşüm sistemlerinden çıkan su genellikle tarım ve bahçe sulama suları veya üretimde ürünlerin ilk yıkama suları olarak sıklıkla kullanımları başarı ile yapılacaktır.
İzmir Atıksu projesi, fazla çamur üretmektedir. Bu tesis ileri arıtma ve en az çamur esasına göre yenilenmelidir.
Uzak havzalarda yeni atik su tesisleri kurulmalıdır.
1999 yılından günümüze kadar yapılmış olan büyük kanal kolektör hatları ayrık sistem olan (yağmur suyu, pis su olarak) projeleri değiştirilerek bileşik sisteme çevrilmiştir. Bununla da kalınmayıp kolektör boru çapları mevcut debiyi taşıyamayacak şekilde daraltılmıştır. Bu hatalar neticesi yağmurlu havalarda taşkan bacaları vasıtası ile pis sular körfeze akmaktadır. Ayrıca hatalı döşenen kolektör hatları yer altı ve deniz suyunu içine alarak Çiğli’deki büyük arıtmanın tuzluluk oranını arttırarak işlevini yapmasında engel teşkil etmektedir. Bu hatalı yapıların yani kolektör hatlarının ayrık sisteme çevrilerek yeniden, sağlıklı bir şekilde inşa edilmesi zorunludur. Biz bunu yapacağımıza söz veriyoruz.

TEKNOLOJİ MERKEZİ
  • Teknoloji Merkezinin amacı ilköğretimden başlayarak toplumun her katmanında bilimsel yaklaşım, araştırma-yaratıcılık ve analiz yeteneğini geliştirmeyi özendirmek üzere faaliyetlerde bulunmak, toplum ve bilim arasındaki bağları güçlendirmektir.
  • Teknoloji Merkezinde geleceğin bilim adamları olacak sanat okulu, teknik lise ve üniversite gençleri hem bilimin nasıl geliştiğini görecek, hem de bugünün teknolojisini deney yaparak öğrenecektir.
  • Teknoloji merkezlerinde ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için teknolojik bilgi üretilmesi, üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılması, ürün kalitesi ve standardının yükseltilmesi, verimliliğin artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, teknolojik bilginin ticarileştirilmesi, rekabet öncesi işbirliklerinin geliştirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca yurt dışında projeleri olan bilim adamları ülkemiz sanayisine ve üretimine kazandırılacaktır. Bununla alakalı altyapı belediye başkanlığımız döneminde süratle sağlanacaktır.
İŞ HAYATI
  • Sanayici, işadamları ve esnafımıza yönelik destekler sağlanacaktır. Organize sanayi bölgeleri oluşturularak altyapıları hazırlanıp sanayici ve iş adamlarımızın istifadesine sunulacaktır.  Gerek inşaat ruhsatları, gerekse çalışma ruhsatları işlemleri hızlandırılacak, diğer sosyal altyapı hizmetleri süratle tamamlanıp hizmete sunulacaktır. Şehrimizi dünya ticareti açısından cazibe merkezi haline getirecek projelere sahip çıkılacak ve desteklenecektir.
    Belediyemiz iş adamlarımızın dışa açılmasında aktif rol oynayacak “Kardeş Şehir” anlaşmalarıyla İzmir’de üretilen ürünlerin yurt dışında tanıtılması ve pazarlanmasında öncü bir rol üstlenecektir.
    Belediye bünyesinde esnaf ve sanayicimize yardımcı olacak bir birim oluşturulacaktır. Belediye Esnaf ve Sanayiciyi Destek Birimi (BESDEB) kurulacaktır. Esnaf odaları ile her zaman işbirliği yapılacak ve esnafımızın sorunlarının çözümünde belediye bütün imkânları ile yardımcı olacaktır.
SÜREKLİ AÇIK FUAR
Fuarlar mal ve hizmet üreticilerinin ve tüketicilerinin belli bir zaman ve mekân dilimi içerisinde buluştukları bir pazar niteliği taşımakta ve fuarların belirli bir konuya yönelik olması katılımcı firmalara yönelik talebi doğrudan, kısa sürede ve en etkili biçimde yakalama imkânı vermektedir. Bu sayede de hem satış hem de tanıtım açısından önemli kazanımlar elde edilmesini sağlamaktadır. Bu açıdan fuarlar, tanıtım kapsamlı olmakta, katılımcıların etkili satış grafiğinin bire bir pazarlama ilişkileri ile artmasına aracılık etmektedir. Ayrıca fuarlar, dünya devletlerinin ticari, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan birbirlerini tanıyıp aralarındaki ilişkileri ve dayanışmayı en üst seviyede gerçekleştirmeleri açısından önemli yararlar sağlamaktadır. Bu anlamda kongre ve fuar organizasyonlarına ev sahipliği yapan bir İzmir olarak dünya kültürlerini bir araya getiren etkinlikler desteklenecek, bu amaca hizmet edecek özel projeler geliştirilecektir. İzmir’ için sürekli fuar kenti projesini oluşturup 365 gün hizmet verebilen bir fuar anlayışıyla ticari imkânların ve ihracatın artırılmasına katkıda bulunulacaktır.
KONGRE MERKEZİ

Kongre kültürünün son yıllarda dünyada yaygınlaştığı görülmektedir. Bunun fırsat bilinerek hava, deniz, kara ulaşımında sıkıntısı olmayan şehrimizin bir kongre şehri yapılması, bu vesile ile turizmin canlandırılması ve ülkemizin tanıtılması amaçlanarak İzmir’imize yakışır devasa bir Kongre Merkezi kazandırılacaktır.

ENGELLİLERE ÖZEL PROJELER

Makyaj, göstermelik ve peşin hükümlü uygulamalar yerine gerçekçi, bilimsel, akla dayanan, ortak düşünce sentezine dayalı bir çözümün ideal bir çözüm yolu olduğu muhakkaktır.
Ulaşım bütün engellilere ücretsiz olarak sağlanacaktır.
Alt yapı ve yapılarda mevzuatın öngördüğü standartlarına uyulacak; bu kapsamda inşaat projesinde engellilerin kullanabilecekleri tarzda ayrıntılara yer verilmesi sağlanacaktır.
Engellilerin çalışma yaşamına katılımları hususunda belediyemiz gerçek bir katalizör işlevinde bulunacaktır. Engellilerin serbest girişim yoluyla iş kurmalarını teşvik edilecektir. Normal bireylere verilen beceri kurslarından engellilerin de yararlandırılması konusunda bilimsel çalışmalar yapılarak onların bu kurslara katılmaları sağlanacak; ya da onlara ayrıca bu kurslar verilecektir. Aynı şekilde engelli ailelerine de çalışma yaşamına katılmaları bakımından yardımcı olunacaktır. Örneğin; engelli, her hangi bir işte çalışma imkânı bulamamış ise, onun eşine ve ya ona bakan yakınlarına beceri kazandırılacak ve belediyenin her türlü iş imkânından yararlandırılacaktır. 
Engellilerin mesleki ve sosyal rehabilitasyon hizmetlerinden yararlandırılmaları kapsamında yükümlülüklerin yerine getirilmesi için gerekli kurumlar oluşturulacak ve bu hizmetler bir an önce vermeye başlanacaktır.
Belediye hizmetlerin eşitlik dâhilinde ayrım yapılmadan götürülmesi sağlanacak; bu arada engelli gurupları arasında da hizmet sunumunda her hangi bir ayırım yapılmayacaktır.
Engellilere hizmet götürürken hizmetin koordineli bir biçimde yürütülmesi sağlanacak, bu bağlamda, engelli danışma merkezlerinde en az bir sosyolog, psikolog, sosyal çalışmacı, fizyoterapist, hekim ve yeteri kadar diğer personel bulunacaktır. Bu personelin engelliler alanında uzmanlaşmış ya da deneyim kazanmış olmasına dikkat edilecektir.
Mevzuat ile belediyeye verilen görevler eksiksiz yerine getirilecek; bu konuda karşılaşılacak sorunlar ile diğer hizmetlerin planlanmasında sivil toplum örgütleri ile ortak çalışılacaktır. Ayda bir toplanan ve engelli örgütlerinin temsilcilerinden meydana getirilen Engelliler Meclisi oluşturulacaktır.
ÖZEL TESİS: Resmi rakamlara göre %12 özürlünün bulunduğu ülkemizde kent yaşamına uyum için kendi kategorisine uygun eğitim, rehabilite, spor, hobi ve diğer ihtiyaçlarının  karşılanacağı merkezler kurulacaktır. Engelli dostlarımız için kültür, dinlenme ve eğlence imkânları da sunan sosyal tesislere kayıt yaptıran tüm engelliler, ücretsiz hizmetlerden faydalanacaktır. Ayrıca uzman yetkililerce psikolojik rehberlik hizmeti de verilecektir. Engelli olmayanlara da açık tutulacak olan tesiste, engelliler sosyalleşme zeminine kavuşacaklardır.

REHABİLİTASYON MERKEZİ VE İŞYERİ: Engelliler için özel rehabilitasyon merkezi ve işyeri kurulacaktır. Engelli dostlarımız burada her türlü sosyal hakka sahip olarak çalışacak, üretime katılacak ve geçimlerini temin imkânı bulacaklardır.
HALK EKMEK

İnsanımızın önemli bir kısmı maalesef yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Bu insanların temel gıda maddesi ekmektir. Maksadı kar etmek olmayan, ucuz ancak kaliteli ekmek üreten fabrikalar kurulacak, fakat bu fabrikalar sadece bir denge unsuru olarak kalacaktır. Bu hizmet fırıncı esnafımızla müştereken planlanacaktır.

SOSYAL PROJELER

Halka yapılacak hizmetlerin karşılığında ya bedel alınmayacak ya da en asgari maliyet bedeli talep edilecektir.
Fakir öğrencilere kırtasiye yardımı yapılacak, dar gelirli öğrencilere ve üniversite öğrencilerine burs verilecektir.
Aş evleri ve ramazan çadırları kurulacaktır.
Yoksul vatandaşlarımızdan 10 tona kadar su ücreti olarak sembolik bir bedel alınacaktır.
Kadın Sağlığı Merkezleri: Kadınlara has problemlerin, çalışanlarının kadın olduğu merkezlerde bedelsiz çözülmesi, daha ileri sıkıntıların teşhis edilmesi, aile içi iletişim, çocuk sağlığı ve dengeli beslenme konularında mahalle ve semt bazlı merkezler açılacaktır.
Evde Bakım Hizmeti: Yaşlı ve özürlü bakımında günümüz bilgi ve teknolojisini kullanarak yerinde bakım yapmak ve nasıl bakım hizmeti yapılacağını öğretmek amaçlı hizmet verilecektir.
Hoş Vefa Tesisleri: Yaşlılarımız evlerinde içine kapanmış ve boynu bükük bırakılmayacaktır. Ağırlıklı olarak ekonomik sebeplerden dolayı evlerinden çıkamayan, gezip dolaşamayan, sadece yıllık kent kart ücretlerini ödedikleri için gezmelerini belediye otobüslerine göre ayarlayıp, bir çay kahve içecek masraf yapmaktan korkar hale gelen yaşlılarımız güler yüz ve nezaket içerisinde semtlerinden alınarak, Hoş Vefa Tesisleri’nde en güzel şekilde ağırlanacaktır. Öyle insanlarımız var ki, ‘ya gezmeye çıkıp da oralarda hasta olursam’ diye korkan yaşlılarımız da düşünülerek, doktor ve hemşirelerden oluşacak ekiplerimiz de tesislerimizde hazır bulunacaktır.
Sokak Çocuğu Merkezleri: Sokakta çalışan çocuğun sokak çocuğu olmaması için onların eğlenebileceği, sosyal, sportif ve kültürel gelişiminin sağlanacağı merkezler kurulacaktır.
Belediyelerimiz kimsesizlere kucak açacak, sokak çocuklarını topluma kazandıracak çalışmaları acilen yapacaktır.
Belediyeye alınacak ambulanslar ile hastalar, yaşlılar ve ihtiyaç sahipleri için ücretsiz sağlık kurumlarına ulaştırılma hizmeti verilecektir. Ayrıca ihmal ve trafik yoğunluğundan kaybedilen canların bitmesi adına İzmir’imize yeteri miktarda ambulans helikopter tahsis edilecektir.
Yoksullar, kimsesizler ve yaşlılar belediye tarafından kurulacak bakım evlerinde ikamet ettirilecektir.
Dar gelirli hemşerilerimize kira öder gibi de değil, en kolay şekilde ev alma imkânı sunulacaktır. Sağlam, estetik, kullanışlı, çevre düzenlemesi yapılmış, sosyal alanlara sahip ve ulaşımı kolay siteler kurulacaktır.
Çalışan annelerin, küçük çocuklarını güvenle bırakabilecekleri kreşler açılacaktır. Anaokullarında, çocuklarımızın uzman eğitimciler gözetiminde sosyalleşmeleri sağlanacaktır. Ev hanımları da anaokulu ve kreşlerden faydalanabilecek, çocuklarını güvenle bu kurumlara bırakabilecektir.
Her projemizde ve her hizmetimizde engelli vatandaşlarımızın talep ve beklentilerini dikkate alacağız. Belediye içinde oluşturulacak “Engellilerle Koordinasyon Merkezi” ile bütün bu faaliyetler yürütülecektir.
Evlendirme Yardımı: Evlenme kararı alıp maddi imkânsızlıklar nedeniyle ev kurma sıkıntısı yaşayanlara yardım yapılacaktır.

SANAT EĞİTİMİ VE MESLEK EDİNDİRME KURSLARI
  • Bu kurslar, 15 ile 90 yaş arasındaki insanlarımıza meslek, hobi, kronik sıkıntıları rehabilite, kent hayatına uyum, yeni çevre ve sosyalleşme gibi birçok probleme çözüm imkânı sunacaktır. Mevcut meslek edindirme ve beceri kursları modernize edilecektir. İlköğretim yaşını geçmiş, herhangi bir mesleki eğitim almamışlar; bir meslek sahibi olmuş ancak mesleğinde ilerlemek isteyenler; yeni bir sanat, beceri, hobi edinmek isteyen yetişkinler; çeşitli nedenlerle rehabiliteye ihtiyacı olanlar; kente adaptasyon ihtiyacı olan gruplar; yeni çevre edinmek ve çevrelerini genişletmek isteyenler bu kursların hedef kitlesini oluşturacaktır. Kursların faaliyet alanları içerisinde
    • Yaygın eğitim çalışmaları
    • Kursiyerlere ve halka yönelik seminerler
    • Sempozyumlar
    • Yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılım
    • Sergiler
    • Özel gruplara özel eğitim çalışmaları
    • Geziler
    • Yarışmalar
    • Kursiyer ürünlerinin satışı
    • Kursiyerlere istihdam rehberliği
    • Sosyal ve kültürel etkinlikler
    • Yayınlar

olacaktır. Branşın kredisini dolduran ve başarılı olan kursiyerlere Kurs Bitirme Belgesi verilecek, tüm branşlar, özel eğitimler, halk seminerleri ve sergiler ücretsiz olacaktır.
Kursların Faaliyet Alanları İçerisinde

  • Mesleki Teknik Eğitimler:
  • El Sanatları:
  • Bilgisayar Teknolojileri:
  • Türk İslam Sanatları :
  • Müzik Eğitimi :
  • Dil Eğitimi,
  • Spor Eğitimleri,
  • Sosyal Ve Kültürel Eğitimler
  • Alanlarında Eğitim Verilecektir.

    Satış ve Pazarlama departmanımız kursiyerlerimize yeni satış merkezleri ile pazarlama kanalları açarak onların maddi kazanımlarının artmasına yardımcı olacaktır.
    Böylece Sanat Eğitimi ve Meslek Edindirme Kursları

    1. Bireylerin genel eğitim ihtiyaçlarına cevap vermek
    2. Ücretsiz mesleki-teknik eğitimleri ile sektörlerin ihtiyacına yönelik ara elaman yetiştirmek
    3. Mesleki geliştirme çalışmaları yaparak bireyleri sektöre hazırlamak
    4. Şehirdeki iş gücü potansiyelini harekete geçirmek
    5. Üretim ve istihdamı artırarak birincil derecede aile bütçesine, dolaylı olarak da ülke ekonomisine katkı sağlamak
    6. Ücretsiz sanat eğitimleri ile yüzyılların birikimi olan geleneksel sanatlarımızı genç nesillere aktararak bu sanatlara süreklilik ve canlılık kazandırmak
    7. Yaratıcı fikirler üretme becerisi yüksek, aydın sanat insanları yetiştirmek
    8. Toplumumuzda eğitim ve gelir düzeyi düşük olan kadınların bilgi ve becerilerini geliştirerek daha nitelikli hale getirmek
    9. Sosyal, girişimci, kültürlü ve yaşamlarına değer veren bireyler olmalarına katkıda bulunmak gibi amaçlara hizmet edecektir. 

    Kurslarımız, kişilerin içindeki yetenekleri keşfedip ortaya çıkaran, geliştirmesine yardımcı olarak özgüven aşılayan, rehabilite eden, yalnızlıktan kurtaran, sosyal bir çevre edinmesini ve dostluklar kurmasını sağlayan, geleceğe umutla bakan fertler yetiştirmeyi ilke edinecektir.


KAHVE MOLASI KOMPLEKSLERİ

Belediyemiz, şehrin ihtiyaç duyulan bölgelerinde klasik park anlayışının dışında, işlevsel fonksiyonlar yüklenen, geleneksellik ile moderniteyi bir sentezde birleştiren, toplu sinerji oluşturan orijinal park uygulamaları gerçekleştirecektir. Parkların içerisinde, çalışanları orijinal olarak çizilmiş tek tip kostümler giydiği, çay ve türevlerinin çok ekonomik şartlarda satıldığı, ister belediye bünyesinde bir kurum, ister belediye denetiminde özerk bir işletme olarak tasarlanabildiği ilgi görecek kafeterya tarzı mekânlar oluşturulacaktır. Bu geniş parklar, içerisine kurulacak ev sıcaklığında ortamlarla birleştirilecek dinlenme alanlarıyla, sakin okuma mekânlarıyla, günlük gazetelerin ücretsiz okunabildiği lobisiyle, görüntüsüyle, oyuncaklarıyla, yeşilliğiyle, hizmetleriyle aileleri kucaklayacak ve park anlayışını değiştirecek bir dizayna sahip olacaktır. Aynı zamanda parklardaki kapalı mekânlarda periyodik olarak kişisel gelişim sohbetleri, aile gelişim sohbetleri, sanatçı dinletileri, film gösterimleri, resim, tezhip, hat sergileri gibi kültürel ve sanatsal hizmetler de sunacaktır.

SEÇKİN MEKÂNLAR

Şehirler kültürle değişir ve gelişir. İzmirlilere yaz kış kullanılabilen, şık bir sahnesi olan, sinevizyon ve seslendirme sistemlerine sahip, sinema gösterimlerinin, seminerlerin, konferansların, tiyatro oyunlarının, dinletilerin ve benzeri organizasyonların gerçekleştirileceği seçkin kültür merkezleri kuracağız. Bu mekânlarda insanlarımızı sosyal hayata dâhil edecek kültürel aktivite programları da uygulanacaktır.

AKTİF ENERJİ GENÇLİK MERKEZLERİ
Geleceğimizi ancak gençlerimizi yetiştirerek garanti altına alabiliriz. Gençlerimizin çalışabilecekleri, gelişebilecekleri ve eğlenebilecekleri mekânlar olarak tasarlanan Gençlik Merkezleri kurulacaktır. Bu merkezler gençlere diyalog kurabilme, eğitim-öğretim, eğlence ve araştırma ihtiyaçlarını karşılayabilme, aynı zamanda yerel, ulusal ve uluslararası gençlik projeleri oluşturabilmeleri için uygun ortamlar sunacaktır. Gençlik merkezleri, gençlerin olgunlaşmasında mahalle kültürünün kaybolan ‘ağabey-abla’ değerlerinin yeniden canlandırıldığı yerler olacaktır. Gençlerimize proje ve düşünce atölyesi olarak hizmet verecektir. Bu yapılar bir gençlik merkezinin sadece adını değil, tasarımı ve görsel öğelerinin gençliği ve geleceği temsil edeceği anlayışıyla mimari olarak yapılandırılacaktır. Her türlü ihtiyacın gözetildiği bu merkezde masa tenisi ve bilardodan oluşan eğlence salonu, internet cafe alanı, kütüphane ve okuma salonu, dinlenme salonu, kafeterya, konferans ile seminer gibi çok amaçlı olarak da kullanılabilecek bir cep sinema salonu bulunacaktır.
DİĞER KENTSEL HİZMET ALANLARI
  • Mevcut spor kulüpleri desteklenecek, İzmir’den birden çok takımın süper ligde temsil edilmesi için destek verilecektir.
  • Deniz sporları teşvik edilerek, kentimizin bu aktivitelerden yararlanma imkânı oluşturulacaktır.
  • İmar çalışmalarında, mağdur edilmiş olan vatandaşların mağduriyeti giderilecektir.
  • Başta gıda denetimi olmak üzere, halk sağlığını ilgilendiren her konuda tedbirler alınacaktır.
  • Katı atıkları bertaraf edecek proje gerçekleştirilecektir.     
  • Yerel ürünlerin üretilmesi teşvik edilecek, düzenlenecek fuarlarla yerel ürünlerin tanıtımı ve satış imkânları sağlanacaktır.
  • Okulların ve ibadethanelerin bakım ve onarımları desteklenecektir.
  • Kapalı spor merkezleri kurulacaktır. Çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek her vatandaşımıza burada lisanslı sporcular ve sağlık görevlileri nezaretinde spor yapma imkânı sunulacaktır.
BELEDİYECİLİK ANLAYIŞIMIZ-YÖNETİM İLKELERİMİZ

Seçim Taahhütnamesi

  • Rant belediyeciliği değil, hizmet belediyeciliği uygulayacağız.
  • İbadet aşkıyla hizmet edeceğiz.
  • Emanete asla ihanet etmeyeceğiz.
  • Siz rahat etmeden, biz rahat etmeyeceğiz.
  • Mazeret üretmeyip, sorunları çözeceğiz.
  • Hizmette adaleti tesis edeceğiz, haksızlıkları gidereceğiz.
  • Sorumsuz yönetim değil, sorumluluk sahibi yönetim uygulayacağız.
  • İsrafın her türlüsünü önleyeceğiz.
  • Haklının dostu, haksızın hasmı olacağız.
  • Belediyemiz, kimsesizlerin kimsesi olacak.
  • Belediye kapısı herkese açık olacak.
  • Verimli ve üretken belediyecilikte kentimizi örnek hale getireceğiz.
  • Yandaşı düşünen değil, şehir için çalışan olacağız.
  • Kimse bizim idaremizde haksızlığa uğratılmayacak.
  • Belediye hizmeti kapsamına giren her işi kaliteli, hızlı ve ucuz yapacağız.
  • Belediye açık ve şeffaf olacak.
  • Halka hesabını veremeyeceğimiz bir iş asla yapılmayacak.
  • Siyasi düşünce, felsefi anlayış ve inanç farklılığı gibi nedenler ayrımcılık konusu yapılmayacak.
  • Asgari maliyet, azami yarar prensibi ile çalışacağız.
  • Yolsuzluğa göz açtırmayacağız.
  • ‘Şehrin emanet edildiği kişi’ bilincinde olacağız.
  • Halkla birlikte, halka hizmet için çalışmayı benimseyeceğiz.
  • Üretim, eğitim ve kültür faaliyetlerini destekleyeceğiz.
  • Esnaf, sanayici ve halka hizmet eden sivil kuruluşlarla işbirliği yaparak şehrimizi yaşanabilir bir şehir haline getireceğiz.
  • Kentimizi barış ve kardeşlik diyarı haline getireceğiz.