İnsanların bir mahalde ve birlikte yaşamaları, bir disiplin içinde olmalarını gerektirir. Disiplin, insanın yaratılış gayesine ve doğasına uygun olmalıdır. Bu disiplin birlikte oluşturulmalı, değişim olanağına sahip olmalıdır. Ortak iradenin tezahürü olarak da isimlendirilecek olan bu disiplinin yerelde uygulanma biçimini “Yerel Yönetim” olarak tanımlayabiliriz.
Çağımızda birçok ülkede yerel yönetim ağırlıklı yönetim modeli uygulanmaktadır. Tarih boyunca da etkili ve faydalı bir model olduğu müşahede edilmiştir. Çünkü her sorunun bir kaynağı vardır. Önemli olan sorunun oluşumunu hizmetlerle önlemektir. Ancak her şeye rağmen sorun oluşmuş ise onu kaynağında, hızlı bir şekilde çözümlemek doğru olandır. Sorunların başkentlere taşınması ve sorunun kaynağına yabancı kimselerle çözüm aranması doğru değildir. Adil, ekonomik, hızlı ve makul olan ve elbette doğru olan sorunu kaynağında çözümlemektir.
Milli Görüş’ün ülke yönetim modelinde yerel yönetimler çok büyük önem arz eder. Güçlü yerel yönetimler ile sorunların %75’ni çözümlemeyi hedefler. Her hizmetin insanın doğasına, inancına, kültürüne, ihtiyaçlarına ve beklentilerine uygun olması gereğini ilke edinir.
Milli Görüşçü inançlı kadrolar, bugüne kadar görev yaptıkları her yerde destanlar yazdılar. Yerel Yönetimlerde ana sloganımız “inanıyoruz, yapıyoruz”dur. Çünkü bizim temelimiz inançtır. Bu inanç her türlü engellemeleri ortadan kaldırır. Bu inançla Belediye Başkanlarımız birçok hizmet alanında başkalarının hayallerinin dahi yetişemeyeceği devrimler gerçekleştirdiler.
Biz de Saadet Partisi İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Cenabı Hakkın lütfuyla, halkımızın desteğiyle seçildiğimiz takdirde İzmir’in çehresini değiştirecek, İzmir’e vizyon kazandıracak, İzmir’i yaşanabilir bir kent haline getirecek projelere imza atacağız. İzmir’i önümüzdeki beş yıl içinde örnek şehir haline getireceğimize inanıyorum.
İzmir binlerce yıldır deniz kenti olarak limanıyla, ticaretiyle var olmuştur. Ancak İzmir 20. yüzyılda başta her şeyini borçlu olduğu denizi olmak üzere, tarihini ve doğasını tahrip etmiştir. Körfez yıllarca tüm Ege Bölgesinin sanayi atıklarını biriktirmiş ve sonunda patlama noktasına gelmiştir.Bugün İzmir bir yandan bu tahribatın olumsuzluklarını yaşarken bir yandan da gelişen çevre ve tarih bilinciyle süreci tersine çevirmeye çalışmaktadır. Çevre illerle yapılan çalışmalarla planlı gelişme sağlanmaya çalışırken İzmir mavisini ve yeşilini yeniden kazanmaya çalışmaktadır.
İzmir bir tarih kentidir.
İzmir bir kültür kentidir.
İzmir bir eğitim kentidir.
Uygarlık tarihi kadar eski tarihi; Asya’dan, Anadolu’dan, Akdeniz’den binlerce yıldır harmanladığı kültür birikimi; yetişmiş insan gücüyle ülkemizin aydınlık yüzüdür İzmir. İzmir’in bugün kimliğini bu sacayağı gibi olan özellikleri oluşturmaktadır. İzmir, geleceğini kurgularken; geçmişinden aldığı bu güçle, tüm bu özelliklerini sentezleyip, ideallerini yüksek tutmalıdır. Devingen yapısıyla, İzmir’e ve İzmirliye dinamizm katacak olan, bilim ve teknoloji, 21. yüzyıl İzmir’inin vizyonu olmalıdır.
Master imar planı katılımcı bir anlayışla yeniden revize edilecek, gecekondu bölgelerinin imar ıslah çalışmaları yapılacaktır. Yeni iş merkezleri ve yerleşim merkezleri oluşturulacak, böylece kentsel dönüşüm projelerine hız verilmiş olacaktır. Kadifekale, Yeşildere, Karabağlar, Bayraklı, Turan bölgelerinde imar ıslah çalışmaları yapılarak, bu gecekondu bölgelerinin modern ve çağdaş bir görünüme kavuşmaları sağlanacaktır. Bu suretle yeni yerleşim alanları, iş merkezleri, meydanlar, kamu hizmet alanları vs. oluşturulacaktır.
Kentsel Yapılaşma
Yasal ve düzenli yapılaşmayı sağlayacağız. İmar planına ve inşaat kalitesine uygun yapılmış ancak çeşitli sebeplerle ruhsatlandırılamamış binaların ruhsatlarının verilmesini kolaylaştıracağız. Kat mülkiyetine geçiş maliyetini düşüreceğiz. Ayrıca, Kentsel Dönüşüm Projesini en kapsamlı şekilde uygulayacağız. Binaların sağlamlaştırılması için destek projesi yürüteceğiz.
Çirkin Yapılaşma
Farklı yüksekliklerde, farklı estetik ve mimari özelliklerde yapıların oluşturduğu, malzeme, renk seçimi, cephe anlayışı açısından tamamen farklı, yapılan müdahalelerle cephelerin bozulduğu, üzerlerinde her türlü standarttan yoksun tabela, klima cihazı enerji ve iletişim hatlarını barındıran, çevreye duyarsız ve yeşilsiz yapılar. Yayaların olmayan kırık dökük kaldırımları, yamalı bohçaya dönmüş yolları, yerleri belli olmayan çöp bidonları ile çiçeksiz ve kimliksiz adları bile olmayan, numaralarını bilmediğimiz sokaklar. Tüm bu yapılar ve sokakların oluşturduğu çirkin bir yapılaşmış çevre ve aynı tarz gelişmeyi destekleyen yeni yapılaşma alanları.
Çiçek Kokulu Güzel Kent
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ: Yapılaşmış alanlarda dilbirliğinin sağlanması için renk kullanımına sınır getirilecek. Tabelalar standart hale getirilecek. Yeni imara açılan alanlarda ada bazında yapılaşmaya gidilecek ve otopark ihtiyacının kendi içinde çözülmesi sağlanacak. Hem mevcut sokakların, hem de yeni imara açılacak alanların yaya ve araç trafiği kesişmeyecek şekilde düzenlenecektir. Enerji ve iletişim hatları yeraltına alınacaktır.
Balkonların depo şeklinde kullanılıp görsel kirlilik yaratması önlenecek, balkon kapatma, demir doğrama, panjur gibi uygulamalarda mimarın ve belediyenin onayı aranacaktır.
Bahçelerin ve yeşil alanların bakımlı olması zorunlu olacaktır. Ağaçlandırma bulvarlarla sınırlı kalmamalı, sokaklarda kuruyan yok edilen ağaçların yerlerine yenileri dikilmelidir. Bakımlı binalar, bahçeler, balkonlar ve sokaklar ödüllendirilmelidir.
Kent estetiğinin önemli olduğu bilinci yaygınlaştırılmalı ve bu konuda halkın kendini denetlemesi sağlanmalıdır.
İnsanımız günümüz itibariyle özellikle büyük şehirlerde toplu taşıma araçlarını kullanmamakta, bir kişi dahi olsa özel aracına binip şehrin en işlek caddelerinde dolaşıp trafiği meşgul etmektedir. Ülkemizde bu problemin yaşanmasında en büyük pay yerel yönetimlere aittir, çünkü toplu taşıma araçları insanların beklentilerine cevap verecek bir hizmet verememektedir. Öncelikle toplu ulaşımı özendirici uygulamalara önem verilecektir.
Yüksek kapasiteli yeraltı ve yer üstü otoparklar inşa edilecektir.
Bu proje ile
Özellikle büyük alışveriş merkezlerinde ve işlek metro duraklarında yaşanan park problemini ortadan kaldırmayı
Dolaylı yoldan insanımızı toplu taşıma araçlarına yönlendirme ve böylelikle hava kirliliğini en aza indirmeyi
Kazanılan arazinin yeşil alana çevrilmesi ile güzel ve yaşanılabilir bir çevre oluşturmayı
Otoparklarda yaşanan hırsızlık olaylarını ve park halindeki araçların değişik nedenlerle zarar görmesinin önüne geçmeyi
Şehir içi trafiğini rahatlatmayı amaçlıyoruz.
Biz otopark problemini %100 çözeceğiz. Bu konudaki kararlılığımızı ifade etmek adına şunu ifade ediyoruz: Aracını park edecek yer bulamayan aracını getirip başımızın üstüne park etsin.
Taş Ocaklarının Yarattığı Kirlilik
Taş ocakları yarattıkları, hava kirliliği, gürültü kirliliği ile insan sağlığına zarar vermekle kalmayıp, çevreyi ve doğayı tahrip ederek görüntü kirliliği de yaratmaktadır.
Çözüm Önerilerimiz:
Taş ocakları kent dışına çıkarılacaktır. Bu alanlarda oluşan doğa tahribatını ve çirkinliği yok etmeye yönelik kentsel tasarım çalışmaları yapılacak ve bu alanlar kültürel ve sportif faaliyetleri içeren rekreasyon alanları olarak işlev kazandırılacaktır.
NÜFUS ( kişi ) |
|
SU İHTİYAÇLARI ( hm3/yıl ) |
||||
2007 |
2013 |
2040 |
|
2007 |
2013 |
2040 |
2.606.290 |
3.030.000 |
4.893.000 |
|
324,60 |
391,28 |
792,36 |
Türkiye su zengini bir ülke değildir. Uzmanlar ülkemizin 107 milyar m³ su arzına sahip olduğunu vurgulasalar da, mevcut su kaynakları zaman ve mekâna göre düzensiz dağılmıştır. Öte yandan ortalama 1300 m³ kişi başına düşen su miktarı ile ülkemiz uluslararası ölçütlere göre su sıkıntısı çeken ülkeler içinde değerlendirilebilmektedir. Türkiye, sosyo-ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda su kaynaklarını geliştirme projelerine öncelik vermelidir.
İzmir Büyükşehir yerleşim alanının içme-kullanma ve endüstriyel su ihtiyaçlarını karşılayacak projeleri belirlemek için, 1971 yılında DSİ tarafından “İzmir İçme suyu Projesi Master Plan Çalışması” yapılarak bir rapor hazırlanmıştır. Bu çalışma kapsamında Menemen Yeraltı suyu, Balçova barajı, Manisa ilinde bulunan Göksu ve Sarıkız kaynaklarından ve Tahtalı barajından toplam 280 hm3/yıl su kullanıma sunulmuştur. Bu proje öncesinde DSİ’ce gerçekleştiren Halkapınar Kaynakları geliştirilmesi ve bazı yeraltı suyu kuyularından elde edilen 72 hm3/yıl su ile birlikte İzmir kentine 352 hm3/yıl su sağlanmıştır.
İzmir ilinin 2012 yılına kadar içme suyu ihtiyacı mevcut yeraltı ve yerüstü kaynakları ile karşılanacaktır. İzmir şehir merkezine %60 oranında yeraltı suyu kuyularından, %40 oranında iki adet barajdan su temin edilmektedir. Bu barajların toplam depolama kapasitesi 302,20 milyon metre küp ve içme suyuna yıllık verilebilir su miktarı 140,50 milyon metreküptür.
Ayrıca İzmir yılda 211,5 milyon m³ yeraltı suyu ve kaynaklardan içme kullanma suyu sağlanmaktadır. İzmir’e verilen günlük su miktarı yaklaşık olarak 500.000 m³/gün’dür.
Halen uygulama programında İzmir İçmesuyu II. Merhale projesi kapsamında Manisa ilinde, inşaatı tamamlanmış Gördes barajından İzmir’e 59 hm3/yıl içme ve kullanma suyu verilecektir. Proje kapsamında 114 km uzunluğunda boru hattı, 365 000 m3/gün kapasiteli arıtma tesisi ve pompa istasyonu bulunmaktadır. Projenin Gördes barajından sonraki kademesi olan Manisa ilindeki Çağlayan barajından 45 hm3/yıl, Başlamış Barajından 42 hm3/yıl, Düvertepe Barajından 89 hm3/yıl suyun İzmir kentine verilmesi planlanmıştır. Proje tamamlandığında DSİ tarafından İzmir iline 235 hm3/yıl daha su sağlanarak 2028 yılına kadar toplam 587 hm3/yıl su temin edilmiş olacaktır. Bunlardan Çağlayan Barajının planlama raporunun hazırlanması içi DSİ II. Bölge Müdürlüğü tarafından 2009 yılı içerisinde ihale edilecektir.
İzmir İçmesuyu Gördes-Çağlayan Kati Projesi DSİ tarafından 2006 yılında yapılmıştır. Yeni ihale kanununa göre yapım işinin ihale edilmesi için uygulama projelerinin yaptırılması gerekmekte olduğundan İzmir İçmesuyu Gördes-Çağlayan Projesi Uygulama Projeleri işi adıyla İZSU tarafından ihale edilmiştir. İşe proje yapımı DSİ’nin kontrollüğü altında devam etmekte olup, İzmir’de yaşanmakta olan su sıkıntısı üzerine Gördes isale hattının mevcut Sarıkız-Göksu isale hattına bağlanabileceği düşünülmüş, her iki hattın, Gördes barajından itibaren 35nci km’deki Lütfiye, Nuriye mevkilerinde birbirine 3 km kadar yaklaştığı bu mevkide bağlantı yapılabileceği belirlenmiştir. Gördes isale hattının Sarıkız-Göksu hattında kadar olan bölümünün uygulama projesi hızlı tamamlanmış olup ilk 35 km. bu kısmın inşaat ihalesi 19.03.2009 tarihinde yapılacaktır.
Tasdikli kati projesine göre Gördes ve Çağlayan barajlarından temin edilecek su, yeni yapılacak arıtma tesisine isale edilmekte, arıtma tesisinden sonrada Buca’da mevcut su deposuna ulaştırılmaktadır.
Gördes barajından yapılacak Akhisar - Gördes sulaması için barajdan çıkan sulama ana boru hattının projelendirilmesi aşamasında ilgili Daire ile koordineli çalışarak içme suyu isale hattı ile sulama hattının aynı platformda döşenmesi kararlaştırılmıştır.
Sistemde; kati projeye göre Gördes barajı su alma yapısı, Çağlayan barajı ile birleştiği F birleşim noktası yapısı, 4,2 m³/s kapasiteli Çambel Pompa İstasyonu, Yükleme Deposu, 3000 m çapında Kavaklıdere Tüneli, 365 000 m³/gün kapasiteli konvansiyonel tip arıtma tesisi ve Buca Tüneli yer almaktadır. Hat 2000 mm çapında çelik borular, kapasitesi 4,20 m³/s’dir. Hattın uzunluğu yaklaşık 114 kilometredir (yaklaşık 4 km’si tüneldir.)
Bu hatta Çağlayan barajı tamamlandıktan sonra 1,84 m³/s, daha sonra Düvertepe ve başlanmış barajların tamamlanmasından sonra da 4,56 m³/s su takviyesi yapılacaktır.
Günümüzde gelişen teknoloji ve artan insan nüfusunun bir sonucu olarak, maalesef dünyamız her alanda hızla kirlenmekte ve zarar görmektedir. Bu durumdan su kaynakları da olumsuz yönde etkilenmektedir.
Kullanılabilir ve içilebilir su kaynaklarında meydana gelen olumsuz gelişmeler, zaman zaman klasik arıtma yöntemlerinin yetersiz kalmasına neden olmaktadır.
Bu gibi durumlarda yada ileri düzeyde arıtma istenilen özel proses sularında Reverse Osmosis ( Ters Ozmoz ) Üniteleri kullanılmalıdır.
Reverse Osmosis sistemi (ters osmos) en genel tanımıyla, suyun içerisinde bulunan Anyon ve Katyon iyonlarının giderilme işlemidir.
Aynı zamanda bir tür ileri filtrasyon yöntemi olarak da uygulanmakta olan Reverse osmos üniteleri yüksek teknolojinin en son olanaklarının kullanıldığı üst düzey bir su arıtım elemanıdır.
Mevcut havzalar korunacak ve yeni su kaynaklarının planlanması yapılacaktır. Kullanılmış suların arıtılması ve yeniden kullanımı da su yönetiminin ana unsurlarından biri olarak değerlendirilecektir.
Gördes Barajından su sağlanması amacıyla iletim hatlarının ve arıtma tesislerinin yapım çalışmaları bir an önce başlatılacaktır.
Yeraltı ve yer üstü tüm kaynakların içme suyu kalitesi sürekli ve ciddi bir şekilde izlenecektir.
Kentin içme suyundaki kayıp ve kaçaklar tespit edilerek bir an iyileştirme projeleri hayata geçirilecek, şebekedeki kaçaklar en alt seviyelere çekilecektir.
Musluktan su içme lüksünü İzmirlilere yaşatacağız.
Biz su konusunda İzmir için %100 memba suyu temin ederek çeşmelerde içilebilir kaynak sularına muadil su akıtmayı ve satın alma gücü olmayan insanımız için 10m3 ün altındaki kullanımlardan ücret almayacağımızı taahhüt ediyoruz.
2006 yılı toplam su tüketimi
215.228.378 m3/yıl
Kişi başına 115 litre/gün su tüketimine göre kacak miktarı
125 925 000 m3/yıl tahakkuk
104 402 216 m3/yıl kacak
% 48.5 kacak
Su israfı önlenirse, Sarıkız ve Göksu kaynakları tasarruf edilebilir
Arsenik probleminin halledildiği söylenmektedir. Bu durum ancak zaman içinde ve tarafsız laboratuarlarca doğrulanabilir. Sarıkız ve Göksu devreden çıkarılırsa, problem kendiliğinden hallolacaktır.
Zamanla yeraltı suyu seviyesi yükseleceğinden arsenik problemi kalmaz.
İzmir, ancak suyu tasarruf ederek büyük şehir özelliklerini korur.
1990`nli yıllarda %66 olan kacak son on beş senede ancak % 18 kadar düşürülebilmiştir.
İzmir su şebekesi % 0 kacak hedeflenerek yeniden ele alınmalıdır.
Bu is iki senede gerçekleşebilir.
DSI` nin yeni su kaynakları planladığı bilinmektedir. Proje ve yapımda yavaş olan bu çalışmalar hızla gerçekleştirilebilir. Daha önce planlanan Çamlı havzası su kaynağı olarak ele alınabilir.
İzmir yerleşim alanındaki havzalar selleri önlemek için tekrar planlanmalıdır.
İzmir su hizmetleri, çarpık şehirleşmenin getirdiği problemlerle zorlaşmaktadır.
Başlatılacak olan Ege Bölgesi Planlaması neticelerine göre yeniden, bir ila iki milyonluk bir merkez şehir ve uydu yerleşim yerleri olarak yeniden inşa edilmelidir.
Atık Su Arıtma Merkezi: Sanayi tesisleri, fabrikalar, organize sanayi bölgeleri gibi çeşitli üretim prosesleri sonucunda oluşan atık suların arıtılması amacı ile Atık Su Merkezlerinin kurulması gereklidir. Atık su arıtma departmanlarında arıtılan suların tekrar kullanıma uygun hale getirilmesi çalışmaları, bu kapsamda geri dönüşüm sistemlerinden çıkan su genellikle tarım ve bahçe sulama suları veya üretimde ürünlerin ilk yıkama suları olarak sıklıkla kullanımları başarı ile yapılacaktır.
İzmir Atıksu projesi, fazla çamur üretmektedir. Bu tesis ileri arıtma ve en az çamur esasına göre yenilenmelidir.
Uzak havzalarda yeni atik su tesisleri kurulmalıdır.
1999 yılından günümüze kadar yapılmış olan büyük kanal kolektör hatları ayrık sistem olan (yağmur suyu, pis su olarak) projeleri değiştirilerek bileşik sisteme çevrilmiştir. Bununla da kalınmayıp kolektör boru çapları mevcut debiyi taşıyamayacak şekilde daraltılmıştır. Bu hatalar neticesi yağmurlu havalarda taşkan bacaları vasıtası ile pis sular körfeze akmaktadır. Ayrıca hatalı döşenen kolektör hatları yer altı ve deniz suyunu içine alarak Çiğli’deki büyük arıtmanın tuzluluk oranını arttırarak işlevini yapmasında engel teşkil etmektedir. Bu hatalı yapıların yani kolektör hatlarının ayrık sisteme çevrilerek yeniden, sağlıklı bir şekilde inşa edilmesi zorunludur. Biz bunu yapacağımıza söz veriyoruz.
Kongre kültürünün son yıllarda dünyada yaygınlaştığı görülmektedir. Bunun fırsat bilinerek hava, deniz, kara ulaşımında sıkıntısı olmayan şehrimizin bir kongre şehri yapılması, bu vesile ile turizmin canlandırılması ve ülkemizin tanıtılması amaçlanarak İzmir’imize yakışır devasa bir Kongre Merkezi kazandırılacaktır.
Makyaj, göstermelik ve peşin hükümlü uygulamalar yerine gerçekçi, bilimsel, akla dayanan, ortak düşünce sentezine dayalı bir çözümün ideal bir çözüm yolu olduğu muhakkaktır.
Ulaşım bütün engellilere ücretsiz olarak sağlanacaktır.
Alt yapı ve yapılarda mevzuatın öngördüğü standartlarına uyulacak; bu kapsamda inşaat projesinde engellilerin kullanabilecekleri tarzda ayrıntılara yer verilmesi sağlanacaktır.
Engellilerin çalışma yaşamına katılımları hususunda belediyemiz gerçek bir katalizör işlevinde bulunacaktır. Engellilerin serbest girişim yoluyla iş kurmalarını teşvik edilecektir. Normal bireylere verilen beceri kurslarından engellilerin de yararlandırılması konusunda bilimsel çalışmalar yapılarak onların bu kurslara katılmaları sağlanacak; ya da onlara ayrıca bu kurslar verilecektir. Aynı şekilde engelli ailelerine de çalışma yaşamına katılmaları bakımından yardımcı olunacaktır. Örneğin; engelli, her hangi bir işte çalışma imkânı bulamamış ise, onun eşine ve ya ona bakan yakınlarına beceri kazandırılacak ve belediyenin her türlü iş imkânından yararlandırılacaktır.
Engellilerin mesleki ve sosyal rehabilitasyon hizmetlerinden yararlandırılmaları kapsamında yükümlülüklerin yerine getirilmesi için gerekli kurumlar oluşturulacak ve bu hizmetler bir an önce vermeye başlanacaktır.
Belediye hizmetlerin eşitlik dâhilinde ayrım yapılmadan götürülmesi sağlanacak; bu arada engelli gurupları arasında da hizmet sunumunda her hangi bir ayırım yapılmayacaktır.
Engellilere hizmet götürürken hizmetin koordineli bir biçimde yürütülmesi sağlanacak, bu bağlamda, engelli danışma merkezlerinde en az bir sosyolog, psikolog, sosyal çalışmacı, fizyoterapist, hekim ve yeteri kadar diğer personel bulunacaktır. Bu personelin engelliler alanında uzmanlaşmış ya da deneyim kazanmış olmasına dikkat edilecektir.
Mevzuat ile belediyeye verilen görevler eksiksiz yerine getirilecek; bu konuda karşılaşılacak sorunlar ile diğer hizmetlerin planlanmasında sivil toplum örgütleri ile ortak çalışılacaktır. Ayda bir toplanan ve engelli örgütlerinin temsilcilerinden meydana getirilen Engelliler Meclisi oluşturulacaktır.
ÖZEL TESİS: Resmi rakamlara göre %12 özürlünün bulunduğu ülkemizde kent yaşamına uyum için kendi kategorisine uygun eğitim, rehabilite, spor, hobi ve diğer ihtiyaçlarının karşılanacağı merkezler kurulacaktır. Engelli dostlarımız için kültür, dinlenme ve eğlence imkânları da sunan sosyal tesislere kayıt yaptıran tüm engelliler, ücretsiz hizmetlerden faydalanacaktır. Ayrıca uzman yetkililerce psikolojik rehberlik hizmeti de verilecektir. Engelli olmayanlara da açık tutulacak olan tesiste, engelliler sosyalleşme zeminine kavuşacaklardır.
İnsanımızın önemli bir kısmı maalesef yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Bu insanların temel gıda maddesi ekmektir. Maksadı kar etmek olmayan, ucuz ancak kaliteli ekmek üreten fabrikalar kurulacak, fakat bu fabrikalar sadece bir denge unsuru olarak kalacaktır. Bu hizmet fırıncı esnafımızla müştereken planlanacaktır.
Halka yapılacak hizmetlerin karşılığında ya bedel alınmayacak ya da en asgari maliyet bedeli talep edilecektir.
Fakir öğrencilere kırtasiye yardımı yapılacak, dar gelirli öğrencilere ve üniversite öğrencilerine burs verilecektir.
Aş evleri ve ramazan çadırları kurulacaktır.
Yoksul vatandaşlarımızdan 10 tona kadar su ücreti olarak sembolik bir bedel alınacaktır.
Kadın Sağlığı Merkezleri: Kadınlara has problemlerin, çalışanlarının kadın olduğu merkezlerde bedelsiz çözülmesi, daha ileri sıkıntıların teşhis edilmesi, aile içi iletişim, çocuk sağlığı ve dengeli beslenme konularında mahalle ve semt bazlı merkezler açılacaktır.
Evde Bakım Hizmeti: Yaşlı ve özürlü bakımında günümüz bilgi ve teknolojisini kullanarak yerinde bakım yapmak ve nasıl bakım hizmeti yapılacağını öğretmek amaçlı hizmet verilecektir.
Hoş Vefa Tesisleri: Yaşlılarımız evlerinde içine kapanmış ve boynu bükük bırakılmayacaktır. Ağırlıklı olarak ekonomik sebeplerden dolayı evlerinden çıkamayan, gezip dolaşamayan, sadece yıllık kent kart ücretlerini ödedikleri için gezmelerini belediye otobüslerine göre ayarlayıp, bir çay kahve içecek masraf yapmaktan korkar hale gelen yaşlılarımız güler yüz ve nezaket içerisinde semtlerinden alınarak, Hoş Vefa Tesisleri’nde en güzel şekilde ağırlanacaktır. Öyle insanlarımız var ki, ‘ya gezmeye çıkıp da oralarda hasta olursam’ diye korkan yaşlılarımız da düşünülerek, doktor ve hemşirelerden oluşacak ekiplerimiz de tesislerimizde hazır bulunacaktır.
Sokak Çocuğu Merkezleri: Sokakta çalışan çocuğun sokak çocuğu olmaması için onların eğlenebileceği, sosyal, sportif ve kültürel gelişiminin sağlanacağı merkezler kurulacaktır.
Belediyelerimiz kimsesizlere kucak açacak, sokak çocuklarını topluma kazandıracak çalışmaları acilen yapacaktır.
Belediyeye alınacak ambulanslar ile hastalar, yaşlılar ve ihtiyaç sahipleri için ücretsiz sağlık kurumlarına ulaştırılma hizmeti verilecektir. Ayrıca ihmal ve trafik yoğunluğundan kaybedilen canların bitmesi adına İzmir’imize yeteri miktarda ambulans helikopter tahsis edilecektir.
Yoksullar, kimsesizler ve yaşlılar belediye tarafından kurulacak bakım evlerinde ikamet ettirilecektir.
Dar gelirli hemşerilerimize kira öder gibi de değil, en kolay şekilde ev alma imkânı sunulacaktır. Sağlam, estetik, kullanışlı, çevre düzenlemesi yapılmış, sosyal alanlara sahip ve ulaşımı kolay siteler kurulacaktır.
Çalışan annelerin, küçük çocuklarını güvenle bırakabilecekleri kreşler açılacaktır. Anaokullarında, çocuklarımızın uzman eğitimciler gözetiminde sosyalleşmeleri sağlanacaktır. Ev hanımları da anaokulu ve kreşlerden faydalanabilecek, çocuklarını güvenle bu kurumlara bırakabilecektir.
Her projemizde ve her hizmetimizde engelli vatandaşlarımızın talep ve beklentilerini dikkate alacağız. Belediye içinde oluşturulacak “Engellilerle Koordinasyon Merkezi” ile bütün bu faaliyetler yürütülecektir.
Evlendirme Yardımı: Evlenme kararı alıp maddi imkânsızlıklar nedeniyle ev kurma sıkıntısı yaşayanlara yardım yapılacaktır.
olacaktır. Branşın kredisini dolduran ve başarılı olan kursiyerlere Kurs Bitirme Belgesi verilecek, tüm branşlar, özel eğitimler, halk seminerleri ve sergiler ücretsiz olacaktır.
Kursların Faaliyet Alanları İçerisinde
Satış ve Pazarlama departmanımız kursiyerlerimize yeni satış merkezleri ile pazarlama kanalları açarak onların maddi kazanımlarının artmasına yardımcı olacaktır.
Böylece Sanat Eğitimi ve Meslek Edindirme Kursları
Kurslarımız, kişilerin içindeki yetenekleri keşfedip ortaya çıkaran, geliştirmesine yardımcı olarak özgüven aşılayan, rehabilite eden, yalnızlıktan kurtaran, sosyal bir çevre edinmesini ve dostluklar kurmasını sağlayan, geleceğe umutla bakan fertler yetiştirmeyi ilke edinecektir.
Belediyemiz, şehrin ihtiyaç duyulan bölgelerinde klasik park anlayışının dışında, işlevsel fonksiyonlar yüklenen, geleneksellik ile moderniteyi bir sentezde birleştiren, toplu sinerji oluşturan orijinal park uygulamaları gerçekleştirecektir. Parkların içerisinde, çalışanları orijinal olarak çizilmiş tek tip kostümler giydiği, çay ve türevlerinin çok ekonomik şartlarda satıldığı, ister belediye bünyesinde bir kurum, ister belediye denetiminde özerk bir işletme olarak tasarlanabildiği ilgi görecek kafeterya tarzı mekânlar oluşturulacaktır. Bu geniş parklar, içerisine kurulacak ev sıcaklığında ortamlarla birleştirilecek dinlenme alanlarıyla, sakin okuma mekânlarıyla, günlük gazetelerin ücretsiz okunabildiği lobisiyle, görüntüsüyle, oyuncaklarıyla, yeşilliğiyle, hizmetleriyle aileleri kucaklayacak ve park anlayışını değiştirecek bir dizayna sahip olacaktır. Aynı zamanda parklardaki kapalı mekânlarda periyodik olarak kişisel gelişim sohbetleri, aile gelişim sohbetleri, sanatçı dinletileri, film gösterimleri, resim, tezhip, hat sergileri gibi kültürel ve sanatsal hizmetler de sunacaktır.
Şehirler kültürle değişir ve gelişir. İzmirlilere yaz kış kullanılabilen, şık bir sahnesi olan, sinevizyon ve seslendirme sistemlerine sahip, sinema gösterimlerinin, seminerlerin, konferansların, tiyatro oyunlarının, dinletilerin ve benzeri organizasyonların gerçekleştirileceği seçkin kültür merkezleri kuracağız. Bu mekânlarda insanlarımızı sosyal hayata dâhil edecek kültürel aktivite programları da uygulanacaktır.
Seçim Taahhütnamesi